<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadınların Mekanı</title>
	<atom:link href="http://kadin.ceysu.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kadin.ceysu.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2012 20:46:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Çok üşüyorsan sebebi bu olabilir</title>
		<link>http://kadin.ceysu.net/cok-usuyorsan-sebebi-bu-olabilir.html</link>
		<comments>http://kadin.ceysu.net/cok-usuyorsan-sebebi-bu-olabilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 20:46:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[anemi]]></category>
		<category><![CDATA[bu]]></category>
		<category><![CDATA[Çok]]></category>
		<category><![CDATA[crip]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kansızlık]]></category>
		<category><![CDATA[olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk algınlığı]]></category>
		<category><![CDATA[üşüyorsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadin.ceysu.net/?p=693</guid>
		<description><![CDATA[Kadın.ceysu.net bugün sizlere Çok üşüyorsan sebebi ne olabilir !! konusunu işlemeye karar aldı evet son dönemlerde havaların soğumasyıla birlik de bazı zaman bu konuları işlemek iyi oluyor.. Memorial Hizmet Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Bedia Sander B12 vitamini eksikliğini anlatıyor. İştahsızlık ya da saç dökülmesi şikayetlerini anlamlandıramıyorsan, çok üşüyorsan ve çabuk yoruluyorsan B12 vitamin eksikliği ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadın.ceysu.net bugün sizlere Çok üşüyorsan sebebi ne olabilir !! konusunu işlemeye karar aldı evet son dönemlerde havaların soğumasyıla birlik de bazı zaman bu konuları işlemek iyi oluyor..<br />
Memorial Hizmet Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Bedia Sander B12 vitamini eksikliğini anlatıyor. İştahsızlık ya da saç dökülmesi şikayetlerini anlamlandıramıyorsan, çok üşüyorsan ve çabuk yoruluyorsan B12 vitamin eksikliği nedeni ile ortaya çıkan kansızlık sorunun olabilir.</p>
<p>B12 vitamini eksikliği kansızlığa ve ciddi sağlık problemlerine yol açabiliyor</p>
<p>Vitamin B12 alyuvarların kemik iliğinden üretilmesi için gereklidir. B12 vitamininin yeterli miktarda olmaması halinde kansızlık oluşur. Besinlerle alınan B 12 vitamini emiliminin olabilmesi için mide, pankreas ve ince bağırsağın fonksiyonlarının normal olması gerekir. Bunlardan birindeki bozukluk B12 vitamininin eksikliğine yol açar. B12 vitamin eksikliği ciddi zihinsel sorunlara neden olur. Kansızlık görülür. El ve ayaklarda uyuşma zihinsel fonksiyonlarda azalma, unutkanlık, çarpıntı, sararmış cilt, şişmiş ağrıyan ve hassas dil, yorgunluk, gibi belirtiler görülür.</p>
<p>Bu gıdaları tüketmelisin</p>
<p>Karaciğer, böbrek, kırmızı et, yumurta, süt, peynir ve balık b12 vitamini içeren besinler arasındadır. Mayalı soya ürünleri ve deniz yosunu da B12 vitamini bulunan yiyecekler arasındadır. B 12 vitamini içeren gıdaların yeterli miktarda tüketilmemesi, yeteri kadar tüketilmesine rağmen vücuttaki emilim bozukluğu nedeni ile yeteri kadar alınamaması, alkol kullanımı, bazı ilaçların uzun süreli kullanımı bu vitaminin eksikliğine neden olur. Vejetaryenler, yaşlılar, devamlı diyet yapanlar da B12 eksikliği riskiyle karşı karşıyadır.</p>
<p>Kan sayımı yaptırmalısın</p>
<p>Basit bir kan sayımıyla kansızlık teşhis edilebilir. Altta yatan nedeni öğrenmek için kan testleri yapılması ve kronik kansızlığın tedavisinde, kansızlığa yol açan rahatsızlığın düzeltilmesi gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadin.ceysu.net/cok-usuyorsan-sebebi-bu-olabilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evrensel Sevgi-Neptün Geçişi</title>
		<link>http://kadin.ceysu.net/evrensel-sevgi-neptun-gecisi.html</link>
		<comments>http://kadin.ceysu.net/evrensel-sevgi-neptun-gecisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 14:20:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astroloji]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[astroloji]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf ekle]]></category>
		<category><![CDATA[galeri]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[irem su]]></category>
		<category><![CDATA[iremsu]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[mynet]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek]]></category>
		<category><![CDATA[video yükle]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadin.ceysu.net/evrensel-sevgi-neptun-gecisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Dünyayı yönettiğini ve tüm iplerin elinde olduğunu düşünenler;Fırsatçılar ve sadece kendi çıkarları için yaşayanlar;Doymak bilmeyenler;Paylaşmanın ve sevginin gücünün farkında olmayanlar veya olmak istemeyenler;Felaket senaryoları üretip, insanları haksız yere sömürenler;Sınırlar çizenler, insanları bölerek kamplaşma yaratanlar;Haksız kazançla haram lokma ile güne uyanıp, rant peşinde koşanlar;İnsanları bölenler, çarpanlar, parçalara ayırıp bundan zevk alanlar;Doğal dünyanın dengesini bozup, doymayanlar&#8230; Gelin ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyayı yönettiğini ve tüm iplerin elinde olduğunu düşünenler;<br />Fırsatçılar ve sadece kendi çıkarları için yaşayanlar;<br />Doymak bilmeyenler;<br />Paylaşmanın ve sevginin gücünün farkında olmayanlar veya olmak istemeyenler;<br />Felaket senaryoları üretip, insanları haksız yere sömürenler;<br />Sınırlar çizenler, insanları bölerek kamplaşma yaratanlar;<br />Haksız kazançla haram lokma ile güne uyanıp, rant peşinde koşanlar;<br />İnsanları bölenler, çarpanlar, parçalara ayırıp bundan zevk alanlar;<br />Doğal dünyanın dengesini bozup, doymayanlar&#8230;</p>
<p>Gelin gelin yeniden özünüzle buluşun…</p>
<p>Çünkü bu geçiş,<br />İnsanlığa inanç, sevgi, kardeşlik, kendinin farkına varma, yapıcı düşünme aşılayıcıdır.<br />Yaratıcılığın tüm insanlığın hayrına olacak şekilde kullanılmasıdır.<br />Sanatın, Edebiyatın, şiirin, hoş kokuların, nefasetin, nezaketin sınırsızca paylaşımıdır.<br />Dört kitap, dört kapıdan geçme vaktidir.<br />İnsan-ı kamil olma, canın canla buluşma zamanıdır.<br />Ruhun ruhla temasıdır.<br />Kardeşliğin sözde değil, yürekte hissedilme anıdır.<br />Derdin ne söyle derman olayım, varsa eğer bende seninle paylaşayım diyebilme olgunluğudur<br />Birbirimize bakıp, birbirimizle halleşme halidir.</p>
<p>Her birimiz için hayırlara vesile olsun. Can canı bulsun, canla yürüsün, can olmak neymiş anlasın. Sevgi yolunda, tevazu ve hoşgörüyle kucaklaşmamız, buluşmamız dileğimle,</p>
<p>iremSU<br /> Mynet Astroloji Danışmanı</p>
<p>Günlük Yorumlarınızda Neptün Geçişini ve Etkilerini Görebilirsiniz&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadin.ceysu.net/evrensel-sevgi-neptun-gecisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşnak Mantısı</title>
		<link>http://kadin.ceysu.net/bosnak-mantisi.html</link>
		<comments>http://kadin.ceysu.net/bosnak-mantisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 11:20:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yemek]]></category>
		<category><![CDATA[boşnak mantısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadin.ceysu.net/bosnak-mantisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler: 3 bardak unTuz, suAralarına sürmek için yarım paket tereyağı (125 gr. Kadar) İç malzemesi: 300 gr. Kıyma1 tane ince kıyılmış kuru soğanTuz, karabiber Hazırlanışı: Kıymayı ocağa koyup rengi dönünce soğanı katıp soğan katıp bir süre daha kavurduktan sonra baharatlarını koyup ocaktan alın. Soğumaya bırakın…Un, su ve tuzla hamuru yoğurup 20 dakika dinlendirin.Hamurdan 6-7 beze ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malzemeler:</p>
<p>3 bardak un<br />Tuz, su<br />Aralarına sürmek için yarım paket tereyağı (125 gr. Kadar)</p>
<p>İç malzemesi:</p>
<p>300 gr. Kıyma<br />1 tane ince kıyılmış kuru soğan<br />Tuz, karabiber</p>
<p>Hazırlanışı:</p>
<p>Kıymayı ocağa koyup rengi dönünce soğanı katıp soğan katıp bir süre daha kavurduktan sonra baharatlarını koyup ocaktan alın. Soğumaya bırakın…<br />Un, su ve tuzla hamuru yoğurup 20 dakika dinlendirin.<br />Hamurdan 6-7 beze yapıp bezeleri tabak büyüklüğünde açın, üzerine yumuşak tereyağı sürün.<br />Diğer bezeleri de aynı işlemeden geçirip yağlanmış hamurları üst üste dizin.<br />Elde ettiğiniz tek parça yağlı hamuru yağlı bir masa vs. üzerinde fazla inceltmeden elinizle çekerek açın. Dikkat edin hamur mantı hamuru kadar incelmeyecek.<br />Açtığınız hamuru üç parmak eninde ve boyunda kare olarak kesin.<br />Parçaların üzerine tamamen soğuyan kıymalı harçtan paylaştırıp tıpkı bir bohça katlar gibi katlayıp katlı olan taraf tepsiye gelecek şekilde fırın tepsinize dizin.<br />Kalan yağı üzerilerine sürün ve önceden ısıtılmış 180° de kızarana kadar pişirin.<br />İster üzerine yoğurt dökerek ister sade olarak servis yapın.</p>
<p>Afiyet olsun…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadin.ceysu.net/bosnak-mantisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Takma Tırnak Nasıl Kullanılır?</title>
		<link>http://kadin.ceysu.net/takma-tirnak-nasil-kullanilir.html</link>
		<comments>http://kadin.ceysu.net/takma-tirnak-nasil-kullanilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 10:20:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzellik - Moda]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[astroloji]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf ekle]]></category>
		<category><![CDATA[galeri]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[irem su]]></category>
		<category><![CDATA[iremsu]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[mynet]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek]]></category>
		<category><![CDATA[video yükle]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadin.ceysu.net/takma-tirnak-nasil-kullanilir.html</guid>
		<description><![CDATA[Takma tırnak seçerken sorulması gereken en önemli soru neden takma tırnak takmak istediğinizdir. Örneğin tırnak yeme alışkanlığı olan kişiler takma tırnakların çoklu modellerini tercih ederler. 24&#8242;lü olan takma tırnaklar olduğu gibi 100&#8242;lü paketler içinde olanlarıda mevcuttur. Özel günler için French&#8217;li modelleri varEğer özel günlerde kullanmak isterseniz kendinden french&#8217;li ve hazır şekilleri olanları tercih etmelisiniz.(24&#8242;lü olanlar ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Takma tırnak seçerken sorulması gereken en önemli soru neden takma tırnak takmak istediğinizdir. Örneğin tırnak yeme alışkanlığı olan kişiler takma tırnakların çoklu modellerini tercih ederler. 24&#8242;lü olan takma tırnaklar olduğu gibi 100&#8242;lü paketler içinde olanlarıda mevcuttur. </p>
<p>Özel günler için French&#8217;li modelleri var<br />Eğer özel günlerde kullanmak isterseniz kendinden french&#8217;li ve hazır şekilleri olanları tercih etmelisiniz.(24&#8242;lü olanlar bu şekildedir).Ayrıca, bu iki modelinde günlük kullanılabileceğini unutmamak gerekli. Genelde bayanlar ilk takma tırnak denememizi endişe duyduğumuz için kalitesiz olanlarını alarak başlarız ama tam tersine kaliteli tırnaklarla başlamamız daha iyidir.</p>
<p>Takma tırnaklarla ilgili sorulan başlıca sorular <br /> Takıldıktan sonra nekadar süre kalacağı ve çıkarmak istediğinde nasıl çıkarılacağıdır.Takma tırnaklar takıldıktan sonra siz çıkarmadıkça kolay kolay çıkmazlar. Takma tırnağı çıkarmak içinse ılık asetonlu su da ellerinizi bekletmeniz yeterlidir kendiliğinden çıkacaktır. Bir de tırnak çıkarma sıvısı kullanabirsiniz. Bu sıvılar ellere zarar vermeden tırnakları eriterek çıkarır. </p>
<p>Takma tırnaklar nasıl yapıştırılır?<br />Bir diğer soruda takma tırnak yapıştırıcılarının ayrı bir şekilde satılıp satılmadığıdır. Takma tırnaklarda genelde japon yapıştırıcısı diye bilinen yapıştırıcılar kullanılmaktadır. Bu yüzden size yakın bir kırtasiyeden japon yapıştırıcısı alıp kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadin.ceysu.net/takma-tirnak-nasil-kullanilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karl Çılgınlığı!</title>
		<link>http://kadin.ceysu.net/karl-cilginligi.html</link>
		<comments>http://kadin.ceysu.net/karl-cilginligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 10:20:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dekorasyon]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[astroloji]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf ekle]]></category>
		<category><![CDATA[galeri]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[irem su]]></category>
		<category><![CDATA[iremsu]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadınca]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj]]></category>
		<category><![CDATA[moda]]></category>
		<category><![CDATA[mynet]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tüp bebek]]></category>
		<category><![CDATA[video yükle]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadin.ceysu.net/karl-cilginligi.html</guid>
		<description><![CDATA[Moda dünyasının yaşayan efsanesi Karl Lagerfeld&#8217;in kendi adını taşıyan &#8220;Karl&#8221; koleksiyonu satışa sunuldu. Ünlü moda tasarımcısı, Net-a-Porter&#8217;in sahibi Natalie Massenet&#8217;le birlikte yeni koleksiyonun açılışını Paris&#8217;te gerçekleştirdi. Koleksiyonun fiyat politikası da bu kadar büyük bir isim için oldukça şaşırtıcı. Ürünlerin fiyatları 50 Pound&#8217;dan başlıyor. Payetli elbise ve etekler, yırtık beyaz&#160; gömlekler, deri ceketler alışveriş sitesi Net-a-Porter&#8217;de ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Moda dünyasının yaşayan efsanesi Karl Lagerfeld&#8217;in kendi adını taşıyan &#8220;Karl&#8221; koleksiyonu satışa sunuldu. Ünlü moda tasarımcısı, Net-a-Porter&#8217;in sahibi Natalie Massenet&#8217;le birlikte yeni koleksiyonun açılışını Paris&#8217;te gerçekleştirdi.</p>
<p>Koleksiyonun fiyat politikası da bu kadar büyük bir isim için oldukça şaşırtıcı. Ürünlerin fiyatları 50 Pound&#8217;dan başlıyor. Payetli elbise ve etekler, yırtık beyaz&nbsp; gömlekler, deri ceketler alışveriş sitesi Net-a-Porter&#8217;de satılıyor.</p>
<p>ilginizi çekebilir: Serra Kefeli&#8217;nin stil sırları</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadin.ceysu.net/karl-cilginligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her boğaz ağrısı tehlikeli mi</title>
		<link>http://kadin.ceysu.net/her-bogaz-agrisi-tehlikeli-mi.html</link>
		<comments>http://kadin.ceysu.net/her-bogaz-agrisi-tehlikeli-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 04:01:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Her]]></category>
		<category><![CDATA[KADINVEKADIN]]></category>
		<category><![CDATA[mi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tehlikeli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadin.ceysu.net/?p=681</guid>
		<description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gökhan Güvener boğaz ağrısı ile ilgili önemli noktaların altını çiziyor&#8230; Boğaz ağrısı birçok rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Boğazda yanma ve hassasiyet olarak da ifade edilen ve yutkunmakla şiddetlenen bu şikayetin en sık sebebi enfeksiyonlardır. Enfeksiyonlar çoğunlukla virüs kökenlidir. (Soğuk algınlığı, grip ve enfeksiyoz mononükleoz virüsleri gibi) Yine ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gökhan Güvener boğaz ağrısı ile ilgili önemli noktaların altını çiziyor&#8230;<br />
Boğaz ağrısı birçok rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Boğazda yanma ve hassasiyet olarak da ifade edilen ve yutkunmakla şiddetlenen bu şikayetin en sık sebebi enfeksiyonlardır.<br />
Enfeksiyonlar çoğunlukla virüs kökenlidir. (Soğuk algınlığı, grip ve enfeksiyoz mononükleoz virüsleri gibi) Yine kızamık, suçiçeği gibi virüs hastalıklarının da döküntülerin yanısıra, boğaz ağrısı yapabilecekleri unutulmamalıdır.<br />
Daha nadir olarak bakteri kökenli enfeksiyonlar boğaz ağrısına yol açarlar. Bunların arasında da özellikle bademcik iltihaplarında streptokoklar öne çıkar. Ayrıca aşılamayla büyük oranda sıklığı azalmış olan difteri ve boğmaca bakterileri de sebepler arasında sayılabilir.<br />
Virüs enfeksiyonlarının spesifik bir tedavisi yoktur ve antibiyotiklerden etkilenmezler. Bu durumda tedavi semptomların giderilmesine yöneliktir. Dinlenme, bol sıvı alımı, ağrı kesiciler; burun tıkanıklığı, geniz akıntısı gibi ek bulgular varsa buna yönelik tedaviler kullanılabilir. Virüs kökenli enfeksiyonların olağan seyrinde, bağışıklık sisteminin etkisiyle bulgularda hafifleme ve yaklaşık bir haftalık sürede tam düzelme beklenir. Bakteriyel boğaz enfeksiyonları daha nadir görülmelerine rağmen daha ağır seyreden, özellikle çocuklarda komplikasyon oluşturabilecek durumlardır. Bu durumda yine destekleyici tedavinin yanı sıra uygun antibiyotikler de tedavide yer almalıdır.<br />
Bakteri ve virüs kökenli enfeksiyonları ayırmada kesin kriterler olmamakla birlikte, antibiyotik kullanımına karar verirken bu ayrımı yapabilmek önemlidir.<br />
• Bakteriyel enfeksiyonlarda boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü çok daha şiddetli ve uzun sürelidir.<br />
• Genel durum daha belirgin olarak bozulmuştur, ateş genellikle 38.3 derecenin üzerinde ve dirençlidir.<br />
• Boğazdaki muayene bulguları (kızarıklık, mukoza düzensizliği, farenks bantlarında şişlik gibi) daha belirgindir. Eğer bademcikler tutulduysa şişmenin yanı sıra üzerlerinde beyaz iltihabi döküntüler görülebilir. Boyun lenf bezlerinde ağrılı büyümeler görülebilir.<br />
• Bakteriyel boğaz ağrılarında; hapşırık, öksürük, burun akıntısı gibi diğer bulgular daha siliktir veya hiç yoktur.<br />
• Doktorun uygulayacağı çeşitli kan tetkikleri, hızlı streptokok testi ve boğaz kültürü gibi testler de antibiyotik kararı vermede yardımcı olur.<br />
Boğaz ağrısının daha nadir görülmekle birlikte enfeksiyon dışı sebepleri de olabilir. Alerjiler, sağlıklı burun solunumu olmaması ve ağızdan nefes almaya bağlı boğaz kuruluğu, kirli havaya ve sigaraya maruz kalmanın yol açtığı kronik tahriş, aşırı bağırma ve sesin kötü kullanımına bağlı gırtlak ve adale ağrıları, reflüye bağlı ağrılar ve bazı tümörler bu sebepler arasında sayılabilir.<br />
Genel olarak bir-iki haftadan uzun süren boğaz ağrılarında, olası diğer sebeplerin saptanması için doktor muayenesi önerilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadin.ceysu.net/her-bogaz-agrisi-tehlikeli-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Günlük yaşamda radyasyonu nerelerden alıyoruz</title>
		<link>http://kadin.ceysu.net/gunluk-yasamda-radyasyonu-nerelerden-aliyoruz.html</link>
		<comments>http://kadin.ceysu.net/gunluk-yasamda-radyasyonu-nerelerden-aliyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 03:58:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alımlı kadın]]></category>
		<category><![CDATA[alıyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[günlük hayat]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[laptop]]></category>
		<category><![CDATA[nerelerden]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyon]]></category>
		<category><![CDATA[radyasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşamda]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadin.ceysu.net/?p=678</guid>
		<description><![CDATA[Radyasyon hayatı tehdit ediyor. Peki günlük yaşamda radyasyonu nerelerden alıyoruz? En büyük kaynak içinde yaşadığımız binaların yapımında kullanılan taş, toprak ve malzemelerdir. Elektromanyetik radyasyon kaynaklarının yaklaşık %50&#8242;sini yaşadığımız binalarda mevcut olan radon gazından almaktayız. Diğer doğal radyasyon kaynakları arasında güneş, hava, su, toprak sayılmaktadır. Yapay radyasyon kaynakları içinde, nükleer santraller, röntgen makineleri, cep telefonları – ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Radyasyon hayatı tehdit ediyor. Peki günlük yaşamda radyasyonu nerelerden alıyoruz? En büyük kaynak içinde yaşadığımız binaların yapımında kullanılan taş, toprak ve malzemelerdir. Elektromanyetik radyasyon kaynaklarının yaklaşık %50&#8242;sini yaşadığımız binalarda mevcut olan radon gazından almaktayız. Diğer doğal radyasyon kaynakları arasında güneş, hava, su, toprak sayılmaktadır. Yapay radyasyon kaynakları içinde, nükleer santraller, röntgen makineleri, cep telefonları – vericileri, TV vericileri, uzaktan kumanda cihazları, elektrikli ısıtıcılar, uzun bir listeye örnek olarak sayılabilir. Elektromanyetik radyasyon, iyonlaştırıcı ve iyonlaştırıcı olmayan radyasyon olarak ikiye ayrılmaktadır. İyonlaştırıcı radyasyon, görüntüleme amacıyla ve kanser tedavisinde kullandığımız X ışınlarını ifade etmektedir. Elektromanyetik spekturumun diğer ucunda ise düşük enerjili, iyonizasyon yani atomdan elektron koparma yeteneği olmayan iyonlaştırıcı olmayan radyasyon yer almaktadır. Gelişen teknoloj bu konuya farkındalığımızı ve ilgimizi arttırmıştır. Normal şartlarda yaşanan ortama bağlı olarak kişilerin aldıkları doğal radyasyonun dünya ortalaması 2.4 mSv düzeyindedir.</p>
<p>İyonlaştırıcı olmayan radyasyon kaynağı aletler hangileridir?<br />
İyonlaştırıcı olmayan radyasyon kaynağı aletlerin, yaşamımızda temel rol oynamaya başlaması ile beraber, kanser ile ilişkisinin merak edilen ve tartışılan konu olmasını sağlamıştır. TV vericileri, radar, uzaktan kumanda cihazları, telsizler, cep telefonları, baz istasyonları, mikrodalga fırınlar, radyo, tv – bilgisayar ekranları, non iyonize radyasyon kaynaklarına örnek olarak sayılabilir.</p>
<p>İyonlaştırıcı olmayan radyasyon kansere neden olabilir mi?<br />
İyonlaştırıcı olmayan radyasyon atomlardan elektron kopararak iyonizasyon yapacak güçte değildir, dolayısıyla DNA hasarına yol açmaz ve kansere neden olduğuna dair bilimsel bir kanıt da bulunmamaktadır.</p>
<p>İyonlaştırıcı olmayan radyasyon insanlar üzerinde kısa süreli etkileri nelerdir?<br />
Elektromanyetik radyasyonun, beynin elektriksel yapısında ve algılama fonksiyonlarında (dikkat, hatırlama, tepki verme gibi) kısa süreli değişimlere neden olduğu bilinmektedir. Buna bağlı olarak, üzerimizde kısa zamanda oluşan etkileri yorgunluk, baş ağrısı, uyku kaybı, hafıza kaybı, kulak çınlaması ve eklem ağrıları olarak sayılabilir.</p>
<p>Baz istasyonları nükleer radyasyona neden olur mu?<br />
Baz istasyonlarının neden oldukları ışınım, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon sınıfında yer alır. Bu nedenle baz istasyonları nükleer radyasyona neden olmazlar. İyonlaştırıcı radyasyon bölgesindeki dalgaların frekansları, baz istasyonlarının çalışma frekanslarından yaklaşık milyon kere daha yüksektir. Baz istasyonlarındaki anten, dar bir bölgeyi etkileyen yönlü antenlerdir. Bu antenler arkalarına ve diplerine ışımanın çok az olacağı biçimde tasarlanmışlardır. Bu nedenle binada yaşayanları riskli hale getirmezler.</p>
<p>Ancak antenin konumu antenin ışıma örtüsünün kurulduğu binayı içine almayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Anten yeri, çalışma frekansı ve çıkış gücüne göre hesaplanacak güvenlik mesafesi içinde insanların istem dışı ve sürekli maruz kalmayacağı şekilde seçilmelidir.</p>
<p>Telekomünikasyon Kurumu tarafından 12.7.2001 tarihli resmi gazetede yayınlanan &#8220;10 KHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik&#8221; ile Türkiye&#8217;de geçerli olan sınır değerler belirlenmiştir.</p>
<p>Cep telefonları iyonlaştırıcı radyasyon kaynağımı dır?<br />
1990&#8242;larda hayatımıza girişinden sonra, kullanımı artarak devam etmektedir. Cep telefonu kullanımının kansere neden olup olmadığı bütün dünyada en çok merak edilen konulardan birisidir. Tüm dünyada cep telefonu kullananların sayısının 2009 yılında 4.3 milyarı aştığı düşünülürse bu sorunun gündemi daha uzun süre meşgul etmesi beklenmektedir. Cep telefonlarının çalışma prensibine baktığımızda, 2 yönlü çalışır. Baz istasyonlarından gelen dalgaları anteni aracılığı ile alır ve vericisi aracılığı ile elektromanyetik radyasyon-iyonlaştırıcı olmayan radyasyon yayar.</p>
<p>Cep telefonları insanlar üzerinde etkileri nasıldır?<br />
Yapılan araştırmalarda cep telefonunun termal ve termal olmayan 2 temel etkisi gösterilmiştir. Termal etkiler, vücut tarafından yutulan elektromanyetik enerjinin ısıya dönüşmesi ve vücut sıcaklığını arttırması olarak tanımlanır. Bu sıcaklık artışı, ısının kan dolaşımı ile atılarak dengelenmesine dek sürer. Cep telefonları gibi radyofrekans kaynaklarının sebep olabileceği sıcaklık artışı gerçekte çok düşüktür ve bu artışı ortalama 0,1 C dolayındadır. Bu elektromanyetik dalgaların beyine ulaşmasının yaş ile birlikte azaldığı, 5 yaşındaki bir çocukta bu dalgaların beyine %75 oranında ulaştığı, erişkinde bu oranın %25 olduğu deneysel çalışmalarda gösterilmiştir. Termal olmayan etkilere bağlı olarak beyin aktivitelerinde değişiklikler, uyku bozuklukları, dikkat bozuklukları bildirilmektedir.</p>
<p>Cep telefonları kansere neden olabilir mi?<br />
Cep telefonları elektromanyetik dalga yayarlar. Yaydığı elektromanyetik dalga enerjisi çok çok düşüktür. Bu enerji düzeylerinde iyonizasyon olamaz. İyonizasyon olmadığı için de DNA hasarı oluşmaz ve kanser gelişemez. Bu konudaki önemli çalışmalardan biri olan Danimarka çalışmasında, 420.000 cep telefonu kullanıcısı 21 yıl boyunca izlendi. Cep telefonu kullanımı ile kanser görülme olasılığının yükselmediği görüldü. İngiltere&#8217;de ise beyin tümörlü 966 ve sağlıklı 1766 kişi cep telefonu kullanım yoğunluğu açısından araştırılmıştır. Beyin tümörü olanlar ile sağlıklı grup karşılaştırıldığında aralarında fark bulunmamıştır. Almanya, Fransa, Japonya gibi 13 gelişmiş ülkeden, 16 çalışma grubunun işbirliği ile yapılan İnterphone çalışması geçen yıl çok ses getirdi. Düzenli cep telefonu kullanımı ve 10 yıldan fazla kullanalarda memejiom, gliom ve akustık nörinom gelişme sıklığında artış saptanmazken, ilk günden itibaren 1640 saatten fazla konuşma süresine sahip olanlarda, bu tümörlerin gelişim riskinde artış olduğu gösterilmiştir. Ancak bu çalışma düzeni nedeni ile eleştiri almıştır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar, cep telefonu teknolojisiyle kanser arasında kesinlikle bir ilişki yoktur demek için yetersizdir.</p>
<p>Cep telefonu kısırlık yapar mı?<br />
Erkekler cep telefonlarını özellikle pantolon ceplerinde taşıdığı için kısırlık konusunda birçok araştırma yapılmıştır. Cep telefonlarından yayılan iyonlaştırıcı olmayan radyasyonun beyin, kalp, genel durum üzerine etkilerinin yanı sıra sperm sayısında %30, motilitesinde %40&#8242;lara varan oranlarda oranlarında azalma saptanmıştır. Bu konuda farklı sonuçlar olmakla birlikte yeni araştırmalara ihtiyaç vardır.</p>
<p>İnternet bağlantısı da insanları etkiler mi<br />
İnternet bağlantımızı sağlayan WİFİ teknolojisi çok düşük şiddette radyo dalgalarını kullanır. Evde mikrodalga fırınlarla karşılaştırınca yüz bin kez daha da non iyonizan elektromanyetik radyasyon yaydığı bildirilmektedir. WİFİ sağlayıcılarına yakında bulunmamak veya wifi kullanılan laptopların masa üzerinde kullanılması önerilmektedir.</p>
<p>Mikrodalga fırınlar çalışırken mutfaktan çıkmalı mıyız?<br />
Yeni teknoloji ile üretilen mikrodalga fırın çalışırken yaklaşık 50 cm uzağından alınan radyasyon, çevre geri plan radyasyon oranlarından farklı değildir. Eski ve kapı sistemi bozuk cihazlar kullanılmamalıdır. Çalışırken yaklaşık bir kol boyu yani 50 cm uzakta bulunulması önerilmektedir.</p>
<p>Günlük hayatımız için nasıl önlemler alabiliriz?<br />
• Elektrikli cihazlardan mümkün olduğunca uzak durun. Elektromanyetik etki mesafeyle azalıyor.<br />
• Mikrodalga fırın çalışırken en az 50 cm uzakta durun.<br />
• Televizyonu (ön ve arka) en az 2 metre uzaktan izleyin.<br />
• Elektrikli tıraş makinasını mümkünse şarjlı olarak kullanmayı tercih<br />
• edin.<br />
• Çocuklarda sinir sisteminin ve başın gelişimi sürdüğü için, çocuk ve gençler risk altındadır. Bu nedenle 16 yaşın altındakilerin cep telefonu kullanmamaları, zorunlu olması halinde ise günde 10 dakikayı geçmemesi Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilmektedir. Cep telefonu kullanılmadığı sürece kapalı tutulmalı. Cep telefonunuzdan kulaklıkla konuşmayı tercih edin. Hastane, tren, havaalanı, veya asansör gibi çekim alanlarının az ve metal parçaların çok olduğu alanlarda konuşmaktansa, acık alanlarda konuşmaya çalışın. En temel önlem ise cep tel ile konuşma sürenizi kısaltmaktır<br />
• Saç kurutma makinasının manyetik alanı yüksektir. Uzun süreli kullanmak yerine aralıklarla kullanın.<br />
• Elektrikle çalışan radyolu çalar saatleri başınızdan mümkün olduğunca uzak tutun, mümkünse pille çalışanları tercih edin. Elektrikli battaniyeyi yatağa girmeden önce kapatın.<br />
• Kullanmadığınız cihazları kapalı tutun ya da fişten çıkarın. Dizüstü bilgisayarlar, şarjlı kullanıldığında daha düşük elektromanyetik alana sahiptir.<br />
Sonuç olarak; Elektromanyetik radyasyonu yaşamımızdan tümüyle çıkarmamız olası değildir. Kullanımında dikkatli davranma, bu zararları en aza indirmek için en akılcı yol olarak görünmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadin.ceysu.net/gunluk-yasamda-radyasyonu-nerelerden-aliyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıfır bedenler menapoza daha erken giriyor</title>
		<link>http://kadin.ceysu.net/sifir-bedenler-menapoza-daha-erken-giriyor.html</link>
		<comments>http://kadin.ceysu.net/sifir-bedenler-menapoza-daha-erken-giriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 03:55:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bedenler]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[erken]]></category>
		<category><![CDATA[giriyor]]></category>
		<category><![CDATA[kadınhastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[KADINVEKADIN]]></category>
		<category><![CDATA[menapoza]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır beden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadin.ceysu.net/?p=675</guid>
		<description><![CDATA[Sıfır beden&#8217; kadınların yüzde 30&#8242;unun daha erken menapoza girdiği ortaya çıktı. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye&#8217;de kadınların ortalama 48 yaşında menopoza girdiğini, ancak menopozun çeşitli nedenlerden dolayı 40 yaşından önce de görülebildiğini ve buna da &#8221;erken menopoz&#8217; denildiğini anlattı. Vücuttaki kritik yağ sınırının yüzde 12&#8242;nin altına düştüğünde ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır beden&#8217; kadınların yüzde 30&#8242;unun daha erken menapoza girdiği ortaya çıktı.</p>
<p>Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye&#8217;de kadınların ortalama 48 yaşında menopoza girdiğini, ancak menopozun çeşitli nedenlerden dolayı 40 yaşından önce de görülebildiğini ve buna da &#8221;erken menopoz&#8217; denildiğini anlattı.</p>
<p>Vücuttaki kritik yağ sınırının yüzde 12&#8242;nin altına düştüğünde üreme fonksiyonlarının durabildiğini belirten Küçük, bunun sonucunda da sıfır bedene sahip kadınların yüzde 30&#8242;unda erken menopoz gibi ciddi bir tablo ortaya çıkabildiğini belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadin.ceysu.net/sifir-bedenler-menapoza-daha-erken-giriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uykudan panik halinde kalkıyorsanız dikkat</title>
		<link>http://kadin.ceysu.net/uykudan-panik-halinde-kalkiyorsaniz-dikkat.html</link>
		<comments>http://kadin.ceysu.net/uykudan-panik-halinde-kalkiyorsaniz-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 03:52:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[halinde]]></category>
		<category><![CDATA[kabus]]></category>
		<category><![CDATA[kalkıyorsanız]]></category>
		<category><![CDATA[panik]]></category>
		<category><![CDATA[Panik atak]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[Uykudan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadin.ceysu.net/?p=672</guid>
		<description><![CDATA[Panik atak spesifik bir korkudan dolayı yaşanmıyor. Bir anda uykudan panik halinde kalkıyorsanız, yolda yürürken, yemek yerken, durup dururken çarpıntı ve el ya da dudak çevresinde uyuşma yaşıyorsanız dikkat! Çağın hastalığı olarak görülen panik atak, yanı başınızda olabilir. Özel bir neden olmadan bir anda kalbiniz hızla çarpıyorsa, kalp krizi geçiriyormuş gibi hissediyorsanız, &#8220;Bana ne oluyor?&#8221; ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Panik atak spesifik bir korkudan dolayı yaşanmıyor. Bir anda uykudan panik halinde kalkıyorsanız, yolda yürürken, yemek yerken, durup dururken çarpıntı ve el ya da dudak çevresinde uyuşma yaşıyorsanız dikkat! Çağın hastalığı olarak görülen panik atak, yanı başınızda olabilir. Özel bir neden olmadan bir anda kalbiniz hızla çarpıyorsa, kalp krizi geçiriyormuş gibi hissediyorsanız, &#8220;Bana ne oluyor?&#8221; diye korkmaya başlıyorsanız panik ataktan şüphelenebilirsiniz. Yaygın anksiyete bozukluklarının bir çeşidi olan panik atak, spesifik bir korkudan dolayı yaşanmıyor. Bu durum bilinmedik bir sebepten, bilinçaltındaki bir olayla birleşerek ortaya çıkabiliyor. Yapılan araştırmalar, panik atağın 20-45 yaş arasındakiler ile kadınlarda daha çok görüldüğünü ortaya koyuyor.</p>
<p>Hastalığın Belirtileri<br />
Panik atak başladığında hastaların büyük çoğunluğunda aynı belirtiler görülür. Bu belirtiler arasında çarpıntı, korku, heyecan, terleme, kasılma ve uyuşma ilk sıralarda yer alır. Panik atak krizi geçiren kişiler endişeyle &#8220;Bana ne oluyor, ölüyor muyum?&#8221; gibi korkular yaşar. Panik atak hafif başlar, fakat hızlandığında hasta derin nefes alma ihtiyacı duyar. Ancak derin nefes almak atağın daha da şiddetlenmesine yol açar. Çünkü vücutta bir savunma mekanizması olarak adrenalin salgılanmaya başlar. Aynı anda hem solunum hızı ile oksijen yükseliyor hem de kalp çarpıntısı artar. Adrenalinin vücutta yarattıkları, kişinin daha fazla panik olmasına neden olur. Çarpıntı artar, solunum da bu durumla baş etmek için hızlanır. Bu durumda yavaş yavaş dudakların etrafında uyuşma, hissizleşme başlatır.<br />
Hissizleşme sonrasında kişi &#8220;Bana bir şey oluyor&#8221; duygusunu daha çok hissetmeye başlar. Vücutta kasılmalar ve uyuşmalar başlar. Panik atak krizi sırasında hasta rahatlamak için aşırı soluk alıp vermeye başlıyor, fakat bilmeden durumun daha da kötüleşmesine neden olur. Çünkü fizyolojik olarak solunumu düzenleyen merkezde karbondioksit ile oksijenin belirli oranda ve belirli dozda olması gerekir. Ancak bu şekilde rahat solunum yapılabilir. Karbondioksitin rahatlatma ve yumuşatma etkisi vardır ve bundan yararlanmak gerekir. Hiperventilasyon, yani aşırı soluk alıp verme olduğunda işleyiş bozulur.</p>
<p>Panik Atak Sırasında Yapılması Gerekenler<br />
Panik atak sırasında kişinin, nefes aldıktan sonra nefesini dışarı vermeden biraz tutması ve yavaş yavaş vermesi gerekir. Bu sayede karbondioksit vücutta biraz daha tutularak, oksijenin yükselip karbondioksidin düşmesiyle yaşanan damar büzüşmesi engellenir. Aksi halde, damarlar büzüşünce kanlanma bozuluyor ve uyuşma hissedilir. İyonize kalsiyum da azaldığı için kramp, uyuşma, kol ve bacakta kramplar görülebilir.</p>
<p>Başka Hastalıkların Belirtisi Olabilir<br />
Bazen panik atak başka hastalıklarla da karışabilir. Hastada teşhisi konmamış hipertiroidi bulunabiliyor. Aşırı çarpıntı, terleme, yüksek tansiyon şikayetleri bunun belirtisi olabilir. Kalple ilgili bazı rahatsızlıklarda da aynı tepkiler görülebilir. Hipoglisemiye giren biri de bu şekilde hissedebilir. Bazen de ailede paniğe yatkın kişiler varsa, kişi çocukluktan itibaren paniğe alışmışsa aynı belirtiler yaşanabilir.</p>
<p>Tedavi Edilebilen Bir Hastalık<br />
Panik atak hastaları, ilk krizinde çoğunlukla acil servise başvurur. Orada kişiyi rahatlatmak için ilaç verilir. Fakat böyle bir durum yaşayan kişinin atak geçince hastalığını ihmal etmemesi, mutlaka bir psikiyatri uzmanına başvurması gerekir. Paniğe neden olan sebeplerin araştırılması tedavide büyük önem taşır. Hastaya ilk olarak heyecanının giderilmesi için diazepam grubu ilaçlar verilir. Ayrıca psikiyatrik muayene yapılır ve modern antidepresanlardan yardım alınır. Terapiler de bu kişilerin tedavisinde oldukça etkili olur. Çünkü semptomlar aynı olmakla beraber her bireyin dinamiğinin farklılığı nedeniyle terapi gerekir. Panik atak tedavi edilmediğinde ise bu kişilerde sosyal izolasyon görülebilir. Toplu taşıtlara binemez, köprüden geçemez; yaşamlarını her an bir şey olabilir korkusuyla yaşılar. Panik atak hastaları genelde titiz, gergin, çabuk kaygılanan, çabuk heyecanlanan kişiler olur. Hastaların hemen hepsinde, birkaç ay öncesinden heyecan belirtileri başlamış olur. Bazı ilaçlar, gençlerin ilk sigara ya da ilk içki içmede yaptıkları acemice hatalar da panik atağa neden olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadin.ceysu.net/uykudan-panik-halinde-kalkiyorsaniz-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Smear testi hayat kurtarıyor</title>
		<link>http://kadin.ceysu.net/smear-testi-hayat-kurtariyor.html</link>
		<comments>http://kadin.ceysu.net/smear-testi-hayat-kurtariyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 03:49:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[kadın ve kadın]]></category>
		<category><![CDATA[KADINVEKADIN]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[rahim ağzı kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Smear]]></category>
		<category><![CDATA[smear testi]]></category>
		<category><![CDATA[Smear testi hayat kurtarıyor]]></category>
		<category><![CDATA[testi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kadin.ceysu.net/?p=669</guid>
		<description><![CDATA[Smear testi hayat kurtarıyor, evet bayanların ilgisini çeken bir korku ve korkulaçak bir şeyde sizde bence Smear testi hayat kurtarıyor konumuzu dikkatlice okumanızı tavsiye ediyoruz.. Rahim ağzı kanserinin en önemli nedeninin Human Papilloma Virüs (HPV) olduğunu belirten uzmanlara göre, düzenli PAP smear testi yaptırmak, kanserden korunmada önemli rol oynuyor Dünyada kadınlar arasında en sık görülen ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Smear testi hayat kurtarıyor, evet bayanların ilgisini çeken bir korku ve korkulaçak bir şeyde sizde bence Smear testi hayat kurtarıyor konumuzu dikkatlice okumanızı tavsiye ediyoruz..<br />
Rahim ağzı kanserinin en önemli nedeninin Human Papilloma Virüs (HPV) olduğunu belirten uzmanlara göre, düzenli PAP smear testi yaptırmak, kanserden korunmada önemli rol oynuyor</p>
<p>Dünyada kadınlar arasında en sık görülen ikinci kanser türü, rahim ağzı kanseri. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer, ileri evreye ulaşıncaya dek herhangi bir belirti göstermeyen rahim ağzı kanserinde, hastaların büyük çoğunluğunun düzenli PAP smear testi yaptırmadığı için artık cerrahi şansın kalmadığı safhada hekime gittiklerine dikkat çekiyor. Güçer, bu nedenle hastalıktan korunmada düzenli smear testi ve HPV aşısının büyük önem taşıdığının altını çiziyor.</p>
<p>Rahim ağzındaki anormal hücre çoğalmasıyla meydana gelen rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni olarak Human Papilloma Virüs (HPV) gösteriliyor. Cinsel ilişki ve temas yoluyla bulaşan HPV&#8217;nin kuluçka süresi yaklaşık dokuz ay olmakla birlikte, virüs yıllarca sessiz kalabiliyor.</p>
<p>AŞI HPV&#8217;NİN İKİ TİPİNE KARŞI KORUYOR<br />
HPV&#8217;den korunmak için aşının önemli bir etken olduğunu dile getiren Doç. Dr. Güçer, &#8220;HPV aşısı canlı bir aşı olmadığı ve hepatit aşıları gibi genetik teknoloji ile hazırlandığı için birçok kişiye rahatlıkla uygulanabiliyor. Aşı üç doz olarak, altı aylık süre içinde, koldan uygulanıyor. Şu an piyasada bulunan HPV aşısı kansere sebep olan HPV tiplerinden sadece tip 16 ve 18&#8242;e karşı koruyucudur&#8221; diyor.<br />
Kanserlerin yüzde 30&#8242;unun nedenini aşının korumadığı türden HPV tiplerinin oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Güçer, aşı olmanın kansere yakalanmama garantisi vermediğini, aşı olunsa bile düzenli PAP smear taramasının da yapılması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>HPV, PENİS KANSERİNİN DE NEDENİ<br />
Doç. Dr. Güçer, prezervatif kullanımının, cinsel yolla bulaşan hastalıkları engellese de rahim ağzı kanserinin en büyük nedeni olan HPV&#8217;den tam olarak korunma sağlamadığına dikkat çekiyor. Doç. Dr. Güçer, &#8220;HPV&#8217;nin bulaşması için bir sıvı alışverişi gerekmez. Ten teması ile de bulaşabilir. HPV prezervatif tarafından kaplanmayan alanları enfekte edebilir&#8221; uyarısında bulunuyor.<br />
HPV, rahim ağzı kanseri dışında anal kansere, baş-boyun bölgesi kanserlerine, vajen ve kadın dış genital organlarının kanserine (vulva kanserine) sebep olabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kadin.ceysu.net/smear-testi-hayat-kurtariyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

